Karşılaştır, hesapla, doğru finansal kararı ver

Kredi Kartı Seçimi: Aidat, Puan ve Taksit Koşulları Kıyaslaması

Cüzdanımda uzun süre üç kredi kartı taşıdım. Biri "market kartı" diye aldığım, biri havayolu mili biriktirmek için açtığım, biri de bankanın "size özel" diyerek gönderdiği kartlardı. Bir yıl sonunda oturup hepsinin ekstrelerini tek tek çıkardığımda gördüm ki iki kart bana net zarar yazdırmış. Kazandığım puanların toplamı, ödediğim aidatların altında kalmıştı. O günden sonra en avantajlı kredi kartı hangisi sorusuna reklamlardan değil, kendi harcama tablomdan bakmaya başladım. Aşağıda o hesabı nasıl yaptığımı adım adım anlatıyorum.

Kart karşılaştırmasını nasıl yapıyorum

  1. Önce 12 aylık harcama profilimi çıkarıyorum. Kart seçimi harcama alışkanlığından bağımsız yapılamıyor. Son bir yılın ekstrelerini indirip harcamaları altı başlığa ayırıyorum: market, akaryakıt, fatura/otomatik ödeme, yeme-içme, online alışveriş, diğer. Benim tabloda market ve akaryakıt toplam harcamanın yarısından fazlasını tutuyordu; dolayısıyla mil kazandıran bir kartın bana uygun olmadığı ilk adımda ortaya çıktı.
  2. Aidatı yıllık maliyet olarak, tek kalemde yazıyorum. Bazı kartlar aidatı yıllık, bazıları üç aylık dilimlerde yansıtıyor; kimi banka belirli bir harcama tutarını aşarsanız aidatı iade ediyor. Ben karşılaştırma tablosuna her zaman yıllık toplam yazıyorum. Ayrıca aidat dışında ekstre gönderim ücreti, kart yenileme ücreti, nakit avans komisyonu gibi kalemleri de not ediyorum — bunların hangisinin ne tuttuğu ayrı bir konu ve banka ücretleri konusunu ayrıca incelemeye değer.
  3. Puan kazanımını "efektif oran" olarak hesaplıyorum. Kampanya metinlerinde yazan oran genelde en yüksek kategori için geçerli oluyor. Ben şöyle yapıyorum: her kategorideki yıllık harcamamı o kategorinin puan oranıyla çarpıyorum, çıkan puanları topluyorum, sonra toplam harcamaya bölüyorum. Böylece "bu kart bana ortalama binde kaç geri veriyor" sorusunun cevabını buluyorum. Reklamda %5 yazan bir kartın benim profilimde binde 4'e düştüğünü gördüğüm oldu.
  4. Puanın gerçekten nakde eşit olup olmadığına bakıyorum. Bazı puanlar sadece anlaşmalı mağazalarda, bazıları asgari tutar üzerinde harcamada, bazıları da yalnızca belirli süre içinde kullanılabiliyor. Kullanamayacağım puan benim için sıfır değerinde. Puanın son kullanma tarihi varsa ve ben o mağazalara zaten gitmiyorsam, o kartın kazanım oranını doğrudan aşağı çekiyorum.
  5. Aylık tavanları not ediyorum. "Marketten %3 puan" ifadesinin altında çoğu zaman aylık bir puan üst sınırı bulunuyor. Aylık marketi 4.000 TL olan biri için tavan 100 puan ise, oran yükseldikçe fark etmiyor; tavan neyse kazanç odur. Bu yüzden tabloya oranı değil, tavanla sınırlanmış yıllık kazancı yazıyorum.
  6. Net faydayı çıkarıyorum. Formül basit: yıllık puan/nakit iade değeri − yıllık aidat ve ücretler = net fayda. Örnek olarak kendi tablomdan sadeleştirilmiş bir kıyas:
    KartYıllık aidatEfektif kazanımYıllık puan değeriNet
    A (aidatsız, düz oran)0 TLbinde 3540 TL+540 TL
    B (market odaklı)350 TLbinde 71.260 TL+910 TL
    C (mil kartı)900 TLbinde 5 (kullanılamayan mil hariç)720 TL−180 TL
    Not: bu sayılar benim 180.000 TL'lik yıllık kart harcaması varsayımıyla kurduğum bir örnek. Kendi tutarlarınızla aynı tabloyu kurunca sonuç değişebilir; önemli olan yöntem.
  7. Taksit koşullarını ayrı bir sütun olarak ele alıyorum. Taksit, puan kadar somut bir avantaj ama bedava değil. Peşin fiyatına taksit varsa gerçek bir kazanç; "faizsiz" denilen ama peşin indirimi olan bir üründe taksit yapıyorsanız aradaki farkı örtülü faiz olarak ödüyorsunuz. Ben büyük alışverişlerde önce peşin fiyatı soruyorum, sonra taksitli tutarla karşılaştırıyorum. Beyaz eşya, lastik, elektronik gibi kalemlerde kartın taksit imkânı aidatı fazlasıyla karşılayabiliyor; buna karşılık nakit avans veya asgari ödeme yoluna girildiğinde tablo tersine dönüyor. Büyük tutarlarda ihtiyaç kredisi ile kart taksitini karşılaştırmak da ayrıca hesap gerektiren bir konu.
  8. Kart sayısını ikiye indiriyorum. Sonunda şu kurguya geldim: bir tanesi aidatsız ve her yerde düz oran veren "genel amaçlı" kart, bir tanesi ağırlıklı harcama kategorimde yüksek kazanç veren "uzman" kart. Üçüncü kartın marjinal faydası, takip yükünün ve aidat riskinin altında kaldı.

Sık yapılan hatalar

  • Aidatı yok saymak. "Nasılsa kampanyayla çıkarım" düşüncesi çoğu zaman gerçekleşmiyor. Aidat kesin gider, puan ise olasılık.
  • Kampanya oranını efektif oran sanmak. Tavanlar ve kategori kısıtları hesaplanmadığında kart, kâğıt üstünde olduğundan çok daha cazip görünüyor.
  • Puan için harcama yapmak. Binde 5 kazanmak için gereksiz 1.000 TL harcayan biri 5 puan kazanır, 995 TL kaybeder. Bu tuzağa ben de düştüm.
  • Asgari ödemeyle döndürmek. Faiz işlemeye başladığı andan itibaren hiçbir puan programı zararı kapatmıyor. Bu durumdaysanız kart seçimi değil, borç kapatma stratejisi konuşulmalı.
    Kaynaklar ve bağlantılar